Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, Kozan’da meydana gelen depremin biriken enerjinin boşalması sonucu yaşandığını ve Kahramanmaraş merkezli depremlerin artçısı olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kozan olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Depremin 7,6 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.
Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Baki, “Bunlar artçı depremler. Kahramanmaraş depreminin artçılarıdır. Biriken enerji boşalımı olarak değerlendirebiliriz. Doğu Anadolu fayı Kahramanmaraş’a kadar gelir ve buradan üç kola ayrılır. Bir kol Kozan’a iner. Bir kol İskenderun Körfezi’ne uzanır, bir kol da Hatay’a uzanır. Bu hatta yaşanan deprem Kozan’daki enerji boşalımından kaynaklanmıştır” dedi.
‘BUNUN GİBİ SARSINTILARI BÖLGEMİZDE UZUN SÜRE YAŞAMAMIZ OLAĞANDIR’
Öte yandan Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Adana’nın Kozan ilçesinde sabah saatlerinde art arda 4 kez meydana gelen depremlerin, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihindeki büyük depremlerin bölgede biriktirdiği stres kaynaklı yaşandığını kaydetti. Aynı bölgede geçen yılda benzer artçıların yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Ünlügenç, uzun bir süre bunun gibi sarsıntıların devam etmesinin olağan olduğunu belirterek, “Adana’nın Kozan ilçesinin yaklaşık 23 kilometre kuzey-kuzeydoğu kesimlerinde sabah 05.32 sıralarında yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde meydana gelen 4.6, 4.0, 3.7 ve 3.5 büyüklüğündeki depremler Mahyalar, Eskimantaş, Çamdere ve Minnetli mahalleleri civarında meydana gelmiştir. Şubat 2023 depremleri sonrasında stres transferiyle birlikte depremlerin sıklıkla meydana geldiği bölgeler Saimbeyli-Feke fayları ile daha doğusundaki Savrun Fayı arasında kalan zon içerisinde yoğunlaşmaktadır. Hatırlanacağı üzere bir yıl önce aynı bölgede (Minnetli-Kozan) 25 Temmuz 2023 tarihinde de 5.7 ve 4.1 büyüklüğünde benzer artçı sarsıntıları yaşamıştık. Bunun gibi sarsıntıları bölgemizde uzun bir süre yaşamamız da olağandır” dedi.
Olası can kayıplarının önüne geçilmesi için yapılması gerekenlerden bahseden Prof. Dr. Ünlügenç, şöyle devam etti:
“Genel itibariyle depremsellik yönünden uygun coğrafik bölgelere sahip ülkemizde genellikle aktif fay zonları boyunca farklı büyüklüklerde sismik hareketlenmeler hemen her gün yaşanmaktadır ve gelecekte de yaşanmaya devam edecektir. Bölgemizde de benzer coğrafik ve yapısal unsurlar mevcut olduğundan dolayı bu ve benzeri depremleri maalesef gelecekte de yaşayacağız. Bu nedenle; özellikle depremlerde can kaybının önüne geçilmesi için deprem dirençli şehirlerin oluşturulması yönünde sağlıklı jeolojik, jeofizik, paleosismolojik çalışmalar beraberinde şehrimiz ve ülkemiz genelinde oluşturulacak yapıların depreme dirençli olarak oluşturulması ve mevcut yapı stokunun da depremlere dirençli bir standarda getirilmesi için gerekli çalışmaların acilen yapılması gerekmektedir.”
EĞİTİM
30 Mayıs 2026SPOR
30 Mayıs 2026EĞİTİM
30 Mayıs 2026SPOR
30 Mayıs 2026SPOR
30 Mayıs 2026EĞİTİM
30 Mayıs 2026EĞİTİM
30 Mayıs 2026
1
Çukurova Ankaralılar Derneği Kahvaltı da Buluştu
971 kez okundu
2
ÇÜ’de Çölyak Günü Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
904 kez okundu
3
Sütcü “Teorik Bilgi, Sahada Güçlenir”
693 kez okundu
4
Adana’daki sahipsiz hayvanlar barınaklara alınmak üzere toplatılıyor
688 kez okundu
5
Adana’da sivil toplum ve eğitim camiası iftar sofrasında buluştu
670 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.